YAŞAM BİR MÜCADELE

f1


23.05.2016

 

Zaman hızla akıp giderken bazı hayatlar içerisinde diğerlerinden daha fazla mücadele barındırır. Bizim hayatımızda içerisinde bol mücadele, umut ve endişe ile dolu. Ferzan bugün 20 aylık ve biz bu son 20 aydır bugün yapıyor olduğu her eylem için uzun mücadeleler verdik. Yeri geldi “yapabilecek mi?” kaygısı yerleşti yüreğimize, yeri geldi “zamanı gelince hepsini yapacak” dedik umuda sıkı sıkı sarıldık. Ve bundan sonra da mücadele hep devam edecek. Yol çok uzun, mücadele büyük ama sonuç mükemmel. Verilen her emeğin, her çabanın karşılığını tek tek alınacağız, buna her zaman inandım, en umutsuz anlarımda bile inandım, umutlarınız inanca döndüğü noktada her şey emin olun daha kolay oluyor.

Down sendromlu bebekler düşük kas tonusu ve eklem bağlarındaki gevşeklik sebebi ile yer çekimine karşı hareketleri başlatma ve sürdürmede zorluk çekerler. Oturma, emekleme, yürüme gibi gelişimsel süreçleri daha geç yaparlar. (Daha iyi tonuya sahip istisnai durumlar mevcuttur). Bu noktada erken dönemde başlanan fizyoterapi, gelişim basamaklarında ki gecikmeyi azaltmak adına bizlere yardımcı oluyor. Ferzan tam 2 aylıktı fizyoterapi derslerine başladığımızda henüz raporumuz çıkmadığı için (rapor sürecimiz için tık tık) ücretsiz eğitim hakkımızı kullanamıyorduk. Ücretli olarak bir kurumda derslere başladık, okulda yapılan her adımı defterime yazıyor, telefonumla kayıt alıyor evde onları tekrar ediyordum. Aslında pek zevk aldığımı söyleyemem, ne yalan söyleyeyim sıkıldığım dahi oluyordu ama onun ihtiyacı olan bir şeydi ve bu noktada benim ne hissettiğimde pek önemli değildi açıkçası.

Okula ilk gittiğim gün benim açımdan psikolojik olarak çok zor bir gündü. Çok farklı sebeplerle oraya gelmiş çocukları görmüştüm, çok etkilenmiştim. Daha önce hiç görmediğim veya görüp de dikkatimi çekmemiş bir sürü anomali vardı bu hayatta. Ve bu anomalilerle başa çıkmaya çalışan çocuklar ve aileler. Yeni bir dünyanın içine girdiğimi belki de o gün anladım. Birazda utandım kendimden, bunca zaman ne kadar basit ve önemsiz şeyleri büyütüp dert etmişim kendime, meğer şükredecek ne çok sebebimiz varmış, ben bunu Ferzan’ın o ilkokul gününde anladım. Hepimiz yapıyoruz aslında, ufacık şeyleri kocaman sorunlar haline getirebiliyoruz, hani hep deriz ya sağlık olsun gerisi boş. Evet gerçekten öyleymiş gerisi boşmuş, asıl mühim olan sağlıkmış, gayet iyi bildiğim bu cümleyi 33 yaşımda idrak edip özümsememi sağlayan canım oğlum Ferzan’a teşekkür ediyorum.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir