AYIP, YASAK, GÜNAH

inanc

Saklamak mı? Söylemek mi? Biri seni kapana kıstırır. Diğeri ise özgür kılar! Saklamıyorum ve göğsümü gere gere diyorum ki “Bu bana verilmiş bir hediye!” İçinden ne çıkacağına odaklanıyorum.

 

Ayıp, yasak, günah dendiğinde ne hissediyorsunuz? Korku! Panik! Yanlış bir şey yaptım! Endişe!

Çocuğumuzun olmaması ayıp mı? Tüp bebek denemek yasak mı? Sperm veya yumurta demek günah mı?

Tüp bebek tedavisi neye denir? Erkek sperm hücresi ile kadın yumurta hücresinin birleştirilmesi (döllenmesi) ile oluşan sağlıklı embriyonun anne rahmine yerleştirilmesi işlemi. Bunda ayıp bir durum var mı? Gayet fizyolojik bir durum. Dünyanın her yerinde birçok doktor bu işlemi 10 dakikada bir yapıyor.

Peki biz neden çevremizdekilere rahatlıkla tüp bebek deniyoruz diyemiyoruz?

İş yerinde ne derler diye mi? Çocuğu olmuyormuş diye dedikodu mu çıkar? Çıksın ne olacak? Arkamdan konuşsunlar ne olacak?

Bu sorgulamayı bırakırsak aslında herkes bize destek olmaya hazır.

Vereceğimiz bir cevabımız var. Ben şu an böyleyim. Yaşamam gereken şeyi yaşıyorum. Kader! Kadere iman eder misiniz? Ben pek de farkında değildim. Ta ki çocuğum olamayacağını öğrenene kadar.

Tüp bebek süreci beni inançlı bir kadın yaptı. Eskiden pek dua etmezken bebeğimizin olmayışı ile dua etmeye, namaz kılmaya başladım. Umreye bile gittim. Çok adak adadım. Oruç tuttum. Bir gün Kuran’ı açıp okumak istedim. Ortalardan bir sayfa açtım ve karşıma Şura süresi çıktı. Tam da benim durumumu yazıyordu. Okurken göz yaşlarımı tutamadım ve bana verdiği cevap için Allah’a şükrettim.

Şura suresi:

Bismillâhirrahmânirrahîm

49, 50. Göklerin ve yerin hâkimiyeti Allah’ındır. O dilediğini yaratır. Allah dilediğine erkek, dilediğine kız çocuk verir. Veya dilediğine hem kız hem erkek verir. Dilediği kimseyi de kısır, çocuksuz kılar. Muhakkak ki O, alîm’dir. Her şeyi bilir ve her şeye gücü yeter.

Bir başka ifadeyle hikmetinden sual olunmaz. Nasıl dilerse öyle yapar. İnsana düşen, kaderde olanı Allahû Tealâ’nın nasibidir diye kabullenmek ve onu bir mutluluk vesilesi saymaktır. Allah’ın uygun gördüğü standartlarda sahip olduğu çocukları bağrına basmaktır.

Benim naçizane yorumum ise; isteği veren Allah çocuğu da verir. Bizim planlarımızın ötesinde planları var O’nun. Bekleyip sabretmek bizim büyüklüğümüzdür. İsyan edip söylenmek bizim küçüklüğümüzdür.

Saklamıyorum ve göğsümü gere gere diyorum ki “Bu bana verilmiş bir hediye!”. İçinden ne çıkacağına odaklanıyorum.

Grup çalışmalarımızda herkes kendi hediyesini açacak!

 

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir