BİR DOWN RÜZGARI

Rüzgar

Rüzgar adına yakışır bir şekilde hayatımıza girdi. Çünkü tahmin edilen tarihten  bir ay erken geldi. Bizim için down sendromlu olması değil dünyaya erken gelmesi sürpriz oldu. Özel bir çocuğumuzun olma olasılığının çok yüksek olduğunu dört aylık hamileyken yapılan üçlü test ile öğrendik. Doktorumuz amniyosentez önerdi. Daha down sendromu hakkında yeteri kadar bilgimiz yokken amniyosentez için hastane ve doktor araştırmaya başladık. Nihayetinde üçlü test  istatistiki bir sonuçtu! Pek ihtimal vermiyorduk. Ama yine de bir tedirginliğimiz vardı. Amniyosentez için doktorun karşısına geçtiğimizde bir tedirginlik gerekçemiz daha oldu. Çünkü doktor “amniyosentezin yüde birlik bir düşük ihtimali var” dedi. Biraz düşünelim diye dışarı çıktık. Biz bu testi neden yaptırıyorduk? Testin sonucuna göre bebeğimizi mi aldıracaktık? Öyle bir ihtimal aramızda karşılıklı söylenen birer kelimeyle ortadan kalktı. Asla! Hastane kapısında döktüğüm göz yaşı –ya bir şey olursa, ne olursa olsun kabul edeceğim bir bebeğim olacak, neden yaptırayım- diye yaşadığım gel gitler. Bunlara rağmen yüzde birlik riski almalı mıydık? Bu kararda çok bocaladık. Ama eşimin telkini ve desteği ile bu kararsızlık sona erdi. Sonunda şuna karar verdik; amniyosenteze göre ya rahatlayacağız ya da down sendromu hakkında -doğuma kadar- gerekli bütün bilgileri edinerek psikolojimizi hazırlayabilecektik. Üç haftalık bir uzun bekleme sürecinde sonuç belli oldu. Rüzgarrrr :) İyi ki varım, canımın cananı, gül yüzlüm …

Rüzgar’ın down sendromlu olacağını öğrenince her şey bitmedi tabi. Aksine daha yeni başlıyordu. Hastanede raporu elimize aldığımızda yaşadığımız şey tam bir ŞOOKKK. Hastane koridorları dar gelmişti. Sanki birileri bize şaka yapıyordu. O anki psikolojimizi hangi kelimeyi kullansam hangi cümleyi kursam anlatamam. Korku, çaresizlik, ne yapacağız şimdi, nasıl olacak? Bütün bunlar kafamda dolandı durdu. Bu düşünceler boğazımda düğümlenen nefes gibiydi adeta. Amniyosentez sonucu elimizde hastaneden çıktık. Eve dönüyoruz. Ama nasıl dönüyoruz bilmiyorum. Hıçkıra hıçkıra ağlıyorum. Eşim araba kullanırken ona bir şeyler söylemişim. Ben hatırlamıyorum, kendisi söyledi. “O da seninle top oynar ki” O anki şokla ne dediğimi inanın hatırlamıyorum. Şimdi düşünüyorum da bunu söylediğime göre down sendromu hakkında neredeyse hiç bilgim yokmuş. Bir an önce eve gidip kızıma sarılmak istiyordum.
Ailecek iki haftalık bir kabullenme süreci yaşadık. Bu süreçte yalnız kalmak istedik. Hatta eşimle birbirimizden bile kaçtık. Ne yiyip içtiğimizi anlamadık. Kızımıza ne kadar yansıtmamaya çalışsak da o iki hafta çok yoğun duygular içindeydik. Down sendromu ile ilgili bir sürü video izledik, makale ve yorum okuduk. Down Türkiye DSD sitesindeki bütün bilgileri okuduk. Alışveriş kısmından birçok kitap satın aldık. Sanki bir bilgi yarışmasına girecek gibiydik. Bilgilendikçe rahatlıyorduk. Bizi nelerin beklediğini artık biliyorduk. Eşim yakındaki rehabilitasyon merkezlerini araştırmaya başlamıştı bile. İyi ki elimizi çabuk tutmuşuz çünkü Rüzgar anne karnında iyi beslenemediğinden bir ay erken doğdu. Beklenen o an gerçekleşti. Sadece 1 kilo 700 gram doğan Rüzgar o kadar güçlü ağlıyordu ki adeta dünyaya “bende buradayım” mesajı veriyordu. Rüzgar’ın aksine doğumhanede bir sessizlik vardı. Çünkü oradaki herkes down sendromlu bir bebek beklediğimizi biliyordu. Bu sessizlik o an beni çok üzmüştü. Rüzgâr sanki onlara inat daha gür sesle ağlıyordu.
Rehabilitasyon merkezlerinde, rapor alma süreci boyunca hastanede ve gittiğimiz down kafelerde çok sayıda down sendromluyla karşılaştık. Hepsi farklı seviyelerdeydi. Aileleriyle tanıştık sohbet ettik. Bu sohbetlerimizle yaptığımız araştırmaları birleştirdiğimizde şu kanıya vardık; bizim çocuklarımızın tedavisi sevgi ve eğitim. Rüzgar ile hayatımız daha renkli, heyecanlı ve hareketli. Biricik kızımız Rüzgar’ın güzel ablası Doğa, küçük yaşına rağmen bizim en büyük destekçimiz. Her ikisi de çok çok seviyoruz. Sevgiler.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir