EVİMİZDEKİ MELEK

IMG_2974-4

7 ay geçti Yiğit’imi kucağıma alalı, asla unutamıyorum o ilk günü.Gerçi ben hamileyken öğrenmiştim bebeğimin downlu olabileceğini.. bugün gibi hatırlıyorum her saniyesini.. ilk bebeğimiz..hamile olduğumu öğrendiğim an mutluluktan havalara uçmuştuk eşimle . Mutluluğum uzun sürmemişti. 14 haftalık hamileyken 2’li test için çalmıştık bu sefer doktorumuzun kapısını. Test boyunca gülücükler saçarak o minik canlının hareketlerini izlemiştik babasıyla. Doktorun hiç konuşmuyor olmasından nasıl da anlamamışız birşeylerin ters gittiğini hayret ! Görüntüleme işlemi bitince doktor down sendromu olabilir demişti. Donmuştum.. Sonrasında bütün hamileliğim ağlamakla geçmişti, günlerce aylarca ağladım . Ama aldırmayı aklımın ucundan bile geçirmedim. Nasıl düşünebilirim ki.. Düşünsenize doktor o küçük şeyden bahsederken size ‘annesi’ diye hitap ediyor .. O biçare canlının annesi olduğunu düşünmek bile merhametten çatlayacak gibi hissettiriyordu.Herkes birşeyler söylüyordu ama ben asıl bilmem gerekenleri zamanı gelince bebeğimden öğrenecektim.. Çok korkuyordum, olasılıklardan ..Sadece down sendromu değil , milyonlarca başka sendromdan.. Endişelerin sonu yoktu, sonsuz bir kuyu gibi! Anne olmak böyle birşeymiş meğer..Günler geçti 3lü tarama testlerimizin sonucu temiz çıkmıştı, buda benim aklımda bütün kötü olasılıkları silmeye yetti tabi.. 38.haftada bebeğimizi kucaklamak için gitmiştik hastaneye. Normal Doğumla aldım meleğimi kucağıma. Doğar doğmaz ilk sorduğum soru “downlu mu ” oldu. Ne kadar da önemsiz miş meğer sendromu ! Doktorum o anda soruyu geçiştirmişti . Ben yine bi terslik olduğunu anlamamıştım. Sadece doğumhanede onu ilk gördüğümde “downlulara mı benziyor Ne ” diye geçirdim içimden , sonra Yok canımm psikolojik olarak bana öyle geliyor diye hemen kovdum bu soruları da kafamdan.. Odamıza geçip bebeğimizin gelmesini bekliyorduk. Aman Allahım o da ne ?.. Bi anda dört-beş doktor birden girmişti odaya. Hatırladığım şey “bebeğinizin down sendromlu olduğundan şüpheleniyoruz” cümlesiydi.. Çökmüştüm .. Birileri o anda üniversiteye giden downlular var , herşey eğitim falan gibi bişeyler mırıldanıyordu sanki.. Bunların o an benim için öneminin olmadığını bilmiyorlarmıydı??? Neden bana çok güzel güleceğini söylememişlerdi ki ?? Ertesi gün evimize gelmiştik .. ama bi terslik vardı ben mutlu değildim , tek yaptığım şey ağlamaktı.. Etrafımdaki herkes teselli etmeye çalışıyordu . o minicik canlı bana öylesine muhtaçtı Ki.. Sanki hayatım kararmıştı , evimizi matem evine çevirmiştim resmen .. Hamileyken yazmaya başladığım günlüğü bile yazmayı bırakmıştım.Her yer karanlıktı..Daha 24 yaşındaydım ama hayatım bitmiş gibi hissediyordum.. Beynimde dolaşan tek şey “bundan sonra hiç mutlu olamayacağım” düşüncesiydi.. Ne saçma !! Sahi Neden bana çok güzel güleceğini söylememişlerdi ? Kromozom sonucumuz çıkana kadar geçen süreç Yiğit’in burnun küçüklüğünü anneme, gözlerinin çekikliğini kardeşime, ellerini eşime benzetmekle geçti..Ama bu çabalarım da sonucu değiştirmedi. Bu süreçte eşime bi kez daha aşık oldum. Yüreği ne kadar büyükmüş meğer. Hemen kabullenmişti herşeyi ‘o bizim bebeğimiz ‘ deyip basmıştı bağrına..Oysa benim kabullenmem aylarımızı aldı.Yiğit’im şimdi 7 aylık .. Öyle güzel gülüyor , öyle güzel kokuyor Kİ !! “Kime benziyor bu çocuk ?” Sorularının hiçbir önemi Yok! Gözlerinin çekikliğinden Dolayı ” japonlara benziyor” demelerinin hiç bir önemi Yok! Sendromunun hiç bir önemi Yok !! Zor olan sendromu değil . Biz bir süre önce meleğimizin epilepsi olduğunu öğrendik.. Ama inanıyorum epilepsiyide atlatıcak benim oğlum . Adı gibi Yiğit benim meleğim, herşeyin üstesinden gelicez .Hemde sadece daha fazla sevgi ile ❤️

Ben bunları yazarken uzandığı yerden bana gülücükler atan Yiğido’dan sevgilerle ❤️❤️

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir