EVLAT EDİNMEK DUYGUSAL BİR SÜREÇ

kendine-sarilan-kadin-3-1280x720

Sanırım hamilelik döneminde olan duygusal çalkantıların tam ortasındayım. Bir tarafım doğuramayacağıma üzülürken bir tarafım gelecek olan kızımın masumiyetine ve verdiğimiz kararın ilahi kısmına hayretle bakıyor. İki gündür gribim, hastalık enerjimi düşürdü ve daha hassas hale geldim. Son iki yıldır bir çocuk doğuramadığıma ağlamamıştım, iki yıl sonra dün ilk defa ağladım. Tabi ki bazen üzülüyorum bir çocuğu doğuramadığıma, bunu yadsıyamam, bu benim hayatımın bir parçası. Ben doğuramayışımla bu hayatta tekâmül ediyorum. Bu şekilde iki çocuğa annelik yapabiliyor ve onlarla aile olabiliyorum. Hayatta herkesin yaraları var. Benim gönül yaram da bu. Bu yara ile büyüyüp güçleniyorum. Dün gönül yaram biraz kanadı ve üzüldüm. Annemi istedim. Annem olsaydı yanımda, saçlarımı okşasaydı, beni öpüp koklasaydı… Ama uzaktaydı, evliydim, çocuğum vardı ve benim kendi ailem vardı. Onların bana ihtiyacı vardı, dik durmalıydım ama yapamadım, küçüldüm, ufacık oldum, güçsüz olmak istedim, kızıp bağırmak, esip gürlemek istedim, yaptım da ama kendime yaptım. Kimseye yapamam çünkü kimsenin suçu yok. Suç yok ki. Kafamda yarattığım ve adlandıramadığım garip düşünceler var sadece. Neyse ki gelip geçici.

Evet… Evlat edinmek karmaşık duygular demektir. Hele bir de uzun yıllar çocuğunuz olmadıysa… Doğuramamak canını acıtır ama doğurmadan anne olmanın zevki de sıcak bir yaz günü yenen kaymaklı dondurma gibidir.

Koruyucu annesi olduğum kızım Mona benim biriciğim. Kardeşi Sevgi iki yıl sonra aramıza katılacak. Benim iki güzel kızım olacak. Bunun arkasında yer alan o müthiş duygular… Anlatılmaz yaşanır… Yıllarca çocuksuz kalıp evlat edinmeyen veya koruyucu aile olmayan dostlar, hadi bir cesaret… Bu süreçte çok değişik duygular var. Tadın derim.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir