EVLAT EDİNMEK İSTEYENE TÜM KAPILAR AÇILIYOR

slide1

Evlat edinirken bence en zorlayıcı bölüm gereken evrakların toplanması bölümüydü. Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinden alınan ruh sağlığı raporunu ve madde veya uyuşturucu bağımlısı olmadığımızı gösteren raporu almıştık. Tek kalan rapor devlet hastanesinden alınacak olan akciğer filmi ve enfeksiyon hastalığı olup olmadığını gösteren kan tahlili raporuydu. Bir an panik oldum, hangi devlet hastanesinden alacağım derken yolda bir tanesi gözüme ilişti, evime de çok yakındı. Mona’yı kreşten alıp gittim. Danışmaya doğru yöneldim ve “Evlat edinmek için iki rapor gerekiyormuş.” dedim. “Tamam, yarın sabahtan gelirsen hallederiz” derken, bayan, “Bak!” diyerek diğer bayanın elini alıp karnına götürdü, o sırada anladım ki bayan hamileydi. (Buradan ona selam olsun) “Hamile misiniz? Hayırlı olsun” dedim ve sonra ekledim “Bizim olmadı, biz de evlat edinmeye karar verdik” dedim. Mona’yı gösterdi, “O senin mi?” diye sordu. “O da benim tabi, koruyucu annesiyim.” dedim. Gülümsedik, selamlaştık ve oradan ayrıldım.

Ertesi gün, sabahtan tekrar hastaneye gittim, hamile bayan oradaydı ve bana dedi ki: “Ay kusura bakmayın, dün gece uyuyamadım, hep sizi düşündüm, siz öyle, “Bizim çocuğumuz olmadı” dediniz, ben de yanınızda hamileliğimi konuşunca üzüldüm, sizi üzmek istemedim” dedi, Allah’ım ne kadar ince görüşlü, ne tatlı bir insan. “Olur mu öyle şey? Ben bu konuyu çoktan aştım, içiniz rahat olsun.” dedim. Hakikaten Mona’dan önce olsa, çok üzülebilirdim, çünkü o dönem bırakın hamile kadın görmeyi, bebek bezi reklamı bile beni üzmeye yetiyordu.

Neyse enfeksiyon raporu için kan almaya laboratuvara gittim, oradan elime bir tüp ve bir de numara verdiler ve numaramın yanmasını beklemeye başladım. Bir yandan Mona ile oyunlar oynuyorduk. Sıramız gelince laboratuvara girdik.  Mona’yı gören herkes onu sevmek ve onunla konuşmak istiyor her zaman. Kan alan bayan da Mona’ya laf attı ve “Bak burada da bebek var” diyerek karnını gösterdi. Böylece ikide iki hamile bayanla karşılaşmış oldum. Hastaneden çıkışta akşama doğru bir arkadaşımla buluşmaya gittim. O da demez mi “Ben hamileyim.” Meğerse bana bu haberi vermek ve beraber kutlamak için buluşmak istemiş.

Şimdi düşünün: aynı gün içinde üç hamile ile karşılaşma olasılığım yüzde kaç? Kadın doğumcu olsam neyse… Resmen Allah gözümün içine soka soka “Bak artık hamile gördüğünde kıskanmıyor, üzülmüyor tam tersi, onlar için çok mutlu oluyorsun. Sen artık büyüdün Neva ve bu sınavı da geçtin. Artık sen de bir annesin ve ikinciye anne olmak için karşına çıkardığım bu üç hamile bayanla beraber sen de HAMİLESİN. Evlat edinmek de bir doğum şeklidir diyen arkadaşım Duygu’nun sözleri o gün Allah tarafından her hücremde hissettirildi. Allah her yerde ve her an bize bir şeyler öğretiyor. O’nun öğretilerini izlemek Aşk’ın kendisi. Bir kez daha aşık oldum yaratıcıma.

Dün sonuçları ve raporları almaya hastaneye gittiğimde, raporların ne için gerektiğini kime söylesem bana öncelik verdi. “Evlat edineceğim” dediğimde herkes bana yardımcı olmak istedi, sırasını verdi, enfeksiyon doktoru Mona’ya hayran kaldı, hocama kartımı verdim, “Koruyucu ailelik ile ilgilenirseniz siteyi inceleyebilirsiniz.” dedim. Buradan selam olsun hocama. İnanın işlerim su gibi aktı, çabucak bitti. Benim için zaman durdu, kızım için sonsuzlukta dans ediyor gibi hissediyordum. İşte böyle dostlar… Henüz kızım kucağımda değilken bile bu kadar hoşgörü ve iyi niyet ile karşılaşıyorsam kızım kucağıma geldiğinde ve büyürken nasıl iyiliklerle karşılaşacağını siz düşünün. İnsanların evlat edinmeye ne kadar duyarlı olduklarını gördüm ve bir kez daha şükrettim.

Hastaneden ayrılıyorken danışmadaki hamile bayanın yanına gittim, “Her şey için teşekkürler.” dedim, “Kızın size geldiğinde mutlaka bize getir, sevelim.” dediler. “İki sene sonra ancak” dedim. “Süreç nasıl işliyor?” diye sordu. Biraz uzaktaydım, yanına yaklaştım. Süreci anlattım. “Ben de düşünüyordum, hamile kalmasam başvuracaktım” dedi. Sonra bana açılmaya başladı…

İşte bu. Kadınlarım, annelerim, dostlarım, sevdiklerim birbirimize ayaküstü açıldığımızda bile edindiğimiz zevki başka yerde hissede bilir misiniz? Ben bundan daha büyük bir zevk bilmiyorum. Beni anlayan, aynı acılardan geçmiş kadının, dostumun gözüne bakıyorum ve orada o sonsuzlukta kalıyorum. Hikâyesini burada paylaşamam çünkü izin almadım ama belki bir gün kendisi bize yazar. Onun elini tuttum, yüreği sıcacıktı, şefkat ve merhamet, ilahi aşk ve sonsuz sevgi oradaydı. Elini öptüm, seni seviyorum dedim. O da ayağı kalktı ve saygı ve sevgi ile baktı bana. İki gözyaşı döküldü gözlerimizden. Birbirimizi anladık, fazla konuşmadık ama yüreklerimiz aktı gitti.  Selam olsun sana güzel anne. Anneliğe yolculuğun sevgi ile aksın. Seni seviyorum.

Binadan çıktım ve mutluluktan ağladım, Allah aşkının zevkiydi bu. Acıdan doğan aşk. Bu Allah’ın güzelliklerini dünyada izleyebilmenin zevkiydi. Bu dünya böyle dostlar, acı gelir, kalbi vurur, oradan çıkan alevlerin aynısını gördüğün yüreklerle bir olursun ve aşka gelirsin. Allah çoklukla böyle anları yaşamayı nasip etsin inşallah. Tabi ki acı ile değil iyilikle mutlulukla olsun bundan sonra. Amin.

 

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir